Menü

Eğitim kaydı derece bilgileri

Bir eğitim kaydında hangi alanların bulunduğunu, derece ile öğrenim durumunun neden aynı şey olmadığını ve mezuniyet yılının nasıl denetlendiğini anlatıyoruz.

Yayın tarihi

  • eğitim
  • öğrenim durumu
  • tutarlılık

Eğitim kaydı, bir kişinin hangi kurumda hangi alanda okuduğunu ve hangi dereceyle mezun olduğunu gösteren yapılandırılmış bilgidir. Bu yazıda bu kaydın hangi alanlardan oluştuğunu, derece ile öğrenim durumu arasındaki farkı ve mezuniyet yılının neden tek başına bir kanıt olmadığını bulacaksınız.

Bir eğitim kaydı hangi alanları taşır?

Kurum adı, öğrenim durumu, alan ve başlangıç ile mezuniyet yılları bu kaydın çekirdeğidir. Dört parça birlikte bulunduğunda kayıt kendi başına anlaşılır; biri eksik olduğunda ise okuyucu boşluğu kendi varsayımıyla doldurmak zorunda kalır.

Bazı kayıtlarda ek alanlar görülür: not ortalaması, onur derecesi, tez başlığı ve değişim programı bilgisi. Bunlar zorunlu değildir ve ülkeden ülkeye yaygınlığı değişir. Kaydı kurarken bu alanları isteğe bağlı tutmak, farklı ülkelerden gelen kayıtları aynı yapı içinde toplamayı kolaylaştırır.

Yapının bir özelliği de şudur: eğitim kaydı tek başına değil, iş geçmişiyle birlikte okunur. Mezuniyet yılı, ilk iş kaydının başlangıcıyla karşılaştırıldığında anlam kazanır. Bu ilişkiyi iş geçmişi zaman çizelgesi kuralları yazısında ayrıntılı ele alıyoruz.

Alanların hangi bilgiyi taşıdığını ve neye bağlı olduğunu tek bir yerde görmek, kaydı kurarken en çok işe yarayan özettir.

Alan Taşıdığı bilgi Neye bağlıdır
Kurum Okulun resmî adı Ülkeye ve tercih edilen yazıma
Öğrenim durumu Kademe Ülkenin eğitim düzenine
Alan Programın kapsamı Sınıflama sözlüğüne
Başlangıç yılı Eğitimin ilk yılı Alt yaş sınırına
Mezuniyet yılı Bitirme yılı Başlangıç yılına ve bugüne
Durum Sürüyor veya tamamlandı Mezuniyet alanının varlığına

Derece ile öğrenim durumu aynı şey midir?

Hayır, ikisi farklı sistemlerin ürünüdür. Derece, bir programı tamamlayan kişiye verilen akademik bir unvandır ve genellikle bir belgeyle belgelenir. Öğrenim durumu ise kişinin hangi eğitim kademesine kadar geldiğini anlatan daha geniş bir tanımdır; bu kademe bazı ülkelerde dereceyle, bazılarında ise bir yeterlilik seviyesiyle ifade edilir.

İkisi arasında birebir eşleme yapmak bu yüzden sakıncalıdır. Bir ülkede dereceyle anlatılan bir kademe, başka bir ülkede mesleki bir yeterlilikle veya bir sınav sonucuyla temsil edilebilir. Kaydı kurarken bu iki alanı ayrı tutmak ve aralarında zorunlu bir dönüşüm varsaymamak gerekir.

Ayrımın pratik sonucu şudur: kayıt, kişinin hangi kademeye geldiğini söyler; kademenin ne anlama geldiği ise ülkeye ve kuruma göre değişir. Bu nedenle eğitim kaydı bir karşılaştırma aracı olarak kullanılacaksa, önce kademelerin nasıl eşleneceği tanımlanmalıdır.

Alan adları neden doğrudan karşılaştırılamaz?

Aynı bilim dalı farklı ülkelerde ve farklı kurumlarda farklı adlarla anılır. Kimi zaman bu fark yalnızca çeviri kaynaklıdır, kimi zaman ise programın içeriğindeki gerçek farklılıktan doğar. Bu yüzden alan adını metin eşleşmesiyle karşılaştırmak, aynı dalın iki yazımını iki ayrı alan gibi gösterir.

Daha güvenilir yol, alan adını da birkaç katmana ayırmaktır. Bir üst grup geniş bilgi alanını tanımlar, alt grup ise programın dar kapsamını anlatır. Böylece arama geniş gruptan yapılabilir, görüntüleme ise ayrıntılı adı korur.

Bu katmanlı yaklaşımın ikinci faydası, yeni program adlarının zamanla eklenmesini kolaylaştırmasıdır. Alan listesi sabit bir tablo değil, sürekli büyüyen bir sözlüktür; bu yüzden kaydı üreten kod, bilinmeyen bir alan adıyla karşılaştığında onu reddetmek yerine sınıflandırılmamış olarak işaretlemelidir.

Kurum adları ve yazım farkları nasıl ele alınır?

Kurum adları en zor alanlardan biridir, çünkü aynı kurum birden çok biçimde yazılabilir: resmî tam ad, kısa ad, kısaltma ve farklı alfabelere yapılmış çevriyazı. Bu dört biçim aynı kurumu gösterir ama metin olarak birbirine benzemez.

Yaygın çözüm, kaydın içinde tercih edilen bir görünen ad tutmak ve diğer biçimleri bu ada bağlı eşanlamlılar olarak saklamaktır. Böylece arama hangi biçimle yapılırsa yapılsın aynı kayda ulaşılır. Ayrıca kurumun bulunduğu ülkeyi ayrı bir alan olarak tutmak, aynı adı taşıyan farklı kurumları ayırmanın tek yoludur.

Çevriyazı tarafında ise tek bir dönüşüm kuralı benimsemek önemlidir. Aynı kaydın bir yerinde bir yazım, başka bir yerinde ikinci bir yazım kullanılırsa, liste ekranında tekrarlar oluşur ve bu tekrarlar veri hatası gibi görünür.

Mezuniyet yılı için makul aralık nedir?

Mezuniyet yılı tek başına bir anlam taşımaz; ancak diğer tarihlerle birlikte okunduğunda denetlenebilir hâle gelir. Üç ilişki yeterlidir: eğitimin başlangıcı makul bir alt yaş sınırından önce olamaz, mezuniyet başlangıçtan sonra olmalıdır ve mezuniyet bugünden sonraya düşemez.

Bu üç kural ülkeye göre değişmez, çünkü hiçbiri belirli bir eğitim süresini varsaymaz. Programın kaç yıl sürdüğünü kural olarak yazmak ise yanıltıcıdır: aynı derece farklı ülkelerde ve farklı programlarda farklı sürelerde tamamlanabilir. Bu nedenle süre denetimi yapılacaksa ülkeye özgü verilerle beslenmeli, genel bir varsayımdan türetilmemelidir.

Bir diğer ayrım, kaydın durumuyla ilgilidir. Halen devam eden bir eğitim için mezuniyet alanı boş bırakılır; beklenen mezuniyet yılı ayrı bir alanda tutulur. İkisini aynı alanda göstermek, kaydı okunamaz hâle getirir.

Sık karşılaşılan beş sınır durumu ve beklenen davranış şöyledir.

  • Hiç eğitim kaydı yok: Alan tamamen boş kalır; form bu durumu hata saymaz, çünkü kayıt eksik değil kapsam dışıdır.
  • Eğitim halen sürüyor: Başlangıç yılı dolu, mezuniyet alanı boş, durum alanı bunu açıkça söyler.
  • Birden çok derece: En yüksek derece ayrı alanda tutulur, diğer kayıtlar silinmez.
  • Yatay geçiş veya kurum değişikliği: Aynı kademe için iki ayrı kayıt açılır; tek kayıtta birleştirmek geçmişi gizler.
  • Alanı sınıflandırılamayan program: Alan boş bırakılmaz, sınıflandırılmamış olarak işaretlenir ve gözden geçirme kuyruğuna düşer.

Bu beş durum, kaydın yalnızca eksiksiz olduğunda değil eksik olduğunda da doğru okunmasını sağlar.

Geliştiriciler için: eğitim alanlarının doğrulanması

İlk karar, tarihlerin temsilidir. Yıl düzeyinde tutmak çoğu senaryo için yeterlidir; yıl ve ay düzeyine inmek, kaydı gereğinden hassas gösterir ve doğrulamayı zorlaştırır. Denetimi de aynı düzeyde yapmak gerekir: yıl karşılaştırması ile ay karşılaştırması farklı sonuçlar verir.

İkinci karar, bilinmeyen değerlerin nasıl işaretleneceğidir. Mezuniyet alanını boş bırakmak ile alanın bilinmediğini söylemek aynı şey değildir; ayrı bir durum alanı, doğrulama kodunun hangi kaydı atlayacağını ve hangisini reddedeceğini netleştirir.

Üçüncü karar, kademe ve derecenin nasıl saklanacağıdır. İkisini tek bir metin alanında birleştirmek cazip görünür ama ülke bazlı karşılaştırmayı imkânsız kılar. Bunun yerine dereceyi ve kademeyi ayrı alanlarda tutmak, aralarındaki eşlemenin zaman içinde güncellenmesini sağlar.

Son olarak, test kümenize sınır durumlarını ekleyin: hiç eğitim kaydı olmayan, eğitimi devam eden, birden çok derecesi olan ve alanı sınıflandırılamayan kayıtlar. Kariyer profilinin genel yapısını ise kariyer profili test kayıtları yazısından takip edebilirsiniz.

Eğitim kaydı denetiminde hangi ayrım korunmalıdır?

Bir sistemin eğitim kaydı üzerinden yapabileceği tek şey, kaydın kendi içinde tutarlı olup olmadığını söylemektir. Kaydın gerçekliğini doğrulamak ayrı bir iştir: kurumla iletişim kurmayı, kişinin açık rızasını ve belge incelemesini gerektirir. Yazılımın bu ikinci işi yapıyormuş gibi görünmesi, en tehlikeli yanılgıdır.

Uygulamada bu ayrım üç yerde görünür. Birincisi, arayüz dili: “kayıt tutarsız” demek ile “kayıt doğrulanamadı” demek farklı şeylerdir ve ikincisi iddiayı doğrulamanın kapsamına sokar. İkincisi, otomatik karar: tutarsız bir kayıt, başvurunun kendiliğinden elenmesi için gerekçe olamaz; yalnızca insan incelemesine işaret edebilir. Üçüncüsü, kayıt geçmişi: bir denetimin ne zaman, kim tarafından ve hangi belgeyle yapıldığı saklanmıyorsa, sonuç sonradan açıklanamaz.

Bu üç nokta, sentetik kayıtlarla çalışırken daha da önemlidir. Deneme verisiyle beslenen bir sistem, gerçek bir eğitim geçmişini doğruladığını hiçbir zaman göstermemelidir; göstergeler ve metinler bu sınırı açıkça taşımalıdır. Aynı sınır mesleki belgeler için de geçerlidir; lisans ve sertifika kayıtlarının nasıl tutulduğunu lisans sertifika verisi nasıl tutulur yazısında ele alıyoruz.

Sonraki adımlar

İlk adım, eğitim kaydındaki alanları sizin karşılaştırma ihtiyacınıza göre katmanlara ayırmaktır; hangi soruya cevap vermeyeceğini bilmediğiniz bir alanı hiç toplamamak daha iyidir. İkinci adım, mezuniyet yılı denetimini üç temel ilişkiye indirmektir.

Kendi kaydınızı oluşturup alanların birlikte nasıl göründüğünü görmek için kariyer profili üreticisinde ülke seçip kaydı üretebilirsiniz. Üretim yöntemlerinin karşılaştırması için çevrimiçi üreticiler ve kütüphaneler yazısı yararlı olur.

Buradaki kurum adları, dereceler ve mezuniyet yılları yalnızca yer tutucu değerlerdir; hiçbir kişinin öğrenim bilgisini belgelemez ve eğitim geçmişi kanıtı olarak sunulamaz.

Okumaya devam edin

Sahte özgeçmiş ve iş verisi üreticisi hakkında makaleler