Menü

Ülkeye göre ad soyad biçimi: sıralama, tek ad ve aksanlar

Ülkeye göre ad soyad biçiminin nasıl değiştiğini; sıralama, tek ad, ek adlar, tireli soyadlar, aksanlı harfler ve çevriyazının test verisindeki yerini anlatıyoruz.

Yayın tarihi

  • ad soyad
  • test verisi
  • yerelleştirme

Ülkeye göre ad soyad biçimi, tek bir kalıba sığmayacak kadar çeşitlidir; sıralama, ad sayısı ve harf kuralları değişir. Bu yazıda ismin hangi parçalardan oluştuğunu, tek adlı kişilerin neden geçerli olduğunu, aksanlı harflerin karşılaştırmayı nasıl etkilediğini ve test verisi hazırlarken hangi örnekleri bulundurmanız gerektiğini bulacaksınız.

Ad soyad sırası neden her yerde aynı değil?

Türkçe’de olduğu gibi birçok dilde isim önce, soyadı sonra yazılır. Doğu Asya’daki bazı ülkelerde ise sıra terstir: önce aile adı, sonra verilen ad gelir. Japonya, Çin ve Kore bu gruba girer; Macarca da aile adını ilk sıraya koyan dillerden biridir.

Bu fark, göründüğünden daha çok yeri etkiler. Bir form “ad” ve “soyad” diye iki alan istiyorsa, aile adını ilk yazan bir kullanıcı bu iki alanı ters doldurabilir. Sonuçta veri biçimsel olarak doğru görünür ama anlamı bozulur: kayıt, kişiyi yanlış adla çağırır.

Ayrıca aynı kişi farklı bağlamlarda farklı sıralamayla yazılabilir. Kendi ülkesinde aile adı önce gelen bir kişi, uluslararası bir belgede adı önce gelecek biçimde yazılmayı bekleyebilir. Bu yüzden sıralamanın kendisi de bir veri olarak düşünülmelidir; sabit varsayılmamalıdır.

Bir başka ayrım da şudur: bazı ülkelerde aile adı ile verilen ad arasına bir ek gelir. Bu ek, kişinin kimin çocuğu olduğunu gösteren bir babalık ya da aile bağı ifadesidir. Bu ekin bir ad alanına mı, bir soyad alanına mı yazılacağı ise çoğu zaman belirsizdir.

Tek adlı bir kişi gerçekten geçersiz mi?

Hayır, geçerlidir. Bazı kültürlerde kişinin tek bir adı olur ve ayrıca taşıdığı bir soyadı bulunmaz. Bazı ülkelerde ise soyadı kullanmak yasal olarak zorunlu değildir; resmî kayıtlarda kişi tek adla geçebilir.

Buna karşılık birçok form, iki alanı da zorunlu tutar. Zorunlu alan kuralı, gerçek bir kullanıcıyı sisteme giremez hâle getirir; kullanıcı da boşluk bırakmamak için soyadı alanına anlamsız bir karakter yazar. Böylece veri, kural yüzünden bozulur.

Doğru yaklaşım, soyadı alanını isteğe bağlı tutmak ya da tek adlı kayıtları kabul eden bir kural tanımlamaktır. Aynı sorunun tersi de yaşanır: iki soyadı olan kişiler için tek bir soyadı alanı yeterli değildir. Alanı geniş tutmak, ayrıştırmayı zorlaştırsa da veriyi doğru kabul etmenin tek yoludur.

Bu konu, adres alanlarının tasarımıyla aynı mantığa dayanır: dünyanın her yerine uyacak tek bir katı kalıp yoktur, bu yüzden kalıp yerine esneklik ve doğru etiketleme gerekir. Benzer bir tartışma için uluslararası adres biçimi yazısına bakabilirsiniz.

Ek adlar, tireli soyadlar ve iki soyad nasıl yazılır?

Bir kişinin birden fazla verilen adı olabilir ve bunların tamamı kullanılabilir. Bu durumda form genellikle ikinci bir ad alanı sunar ya da adı tek bir alanda serbest metin olarak toplar. İkinci adı zorunlu tutmak gereksizdir; çoğu kişi yalnızca ilk adını kullanır.

Soyadlarında da benzer bir çeşitlilik vardır. Evlilik ya da aile tercihiyle iki soyadı birlikte taşımak yaygındır ve bu soyadlar tire ile birleştirilebilir. Tire, ayrıştırma yapan kodlar için özel bir karakterdir; bu yüzden tireyi bir ayraç sayıp soyadı ikiye bölmek hatalı sonuç verir.

Bazı dillerde soyadının önüne gelen bir ek ya da tanımlayıcı bulunur. Bunlar ayrı bir alanmış gibi görünse de soyadının parçasıdır ve sıralamada da onunla birlikte değerlendirilir. Bu parçaları ayrı alanlara bölmek, kaydı yeniden birleştirirken sıralama hatalarına yol açar.

Kısaca, ad ve soyad alanlarını veritabanında esnek tutmak, görüntüleme sırasında ise ülkeye göre biçimlendirmek en sağlam yaklaşımdır. Kaydı hiç bozmadan gösterim kurallarını değiştirmek, bu tasarımın en büyük avantajıdır.

Aksanlı harfler ve büyük harf kuralları neden önemli?

Birçok dilde harflerin üzerinde aksan işaretleri bulunur ve bu işaretler harfi başka bir harfe dönüştürür. Bir arama ya da karşılaştırma işlemi aksanı yok sayıyorsa, farklı isimler aynı sonuca düşebilir; tam tersine, aksanı koruyan ama kullanıcının aksansız yazdığı girdiyi reddeden bir işlem ise gereksiz engel çıkarır.

Bununla bağlantılı bir konu da karakterlerin kodlanma biçimidir. Aynı harf, işareti ayrı bir karakter olarak eklenmiş hâlde ya da tek bir birleşik karakter olarak yazılabilir. İki yazım ekranda aynı görünür ama bayt düzeyinde farklıdır; karşılaştırma yapan bir kod, önce bu iki biçimi aynı hâle getirmezse aynı ismi farklı sanır.

Büyük harfe çevirme de dilden dile değişir. Bazı dillerde iki harf tek bir harf gibi büyütülür, bazılarında ise noktalı ve noktasız harfler ayrı harflerdir. İsmi büyük harfe çevirip karşılaştıran bir kod, bu kuralları bilmiyorsa iki farklı kişiyi aynı kişi sanabilir. Bu yüzden karşılaştırmadan önce dilin kendi kurallarını uygulamak gerekir.

Çevriyazı hangi durumlarda gerekir?

Çevriyazı, bir alfabede yazılan ismin başka bir alfabeye aktarılmasıdır. Uluslararası formlarda, pasaportlarda ve uçuş kayıtlarında bu işlem uygulanır; ancak her dil için tek bir standart yoktur. Aynı isim, farklı kurumların kullandığı farklı çevriyazı kurallarıyla birbirinden farklı yazılabilir.

Bu durumun test açısından sonucu şudur: bir kaydın asıl yazımı ile çevriyazılı hâli iki ayrı veri olarak düşünülmelidir. Yalnızca çevriyazılı biçimi saklayan bir sistem, kişinin kendi alfabesindeki ismini kaybeder; yalnızca asıl biçimi saklayan bir sistem ise uluslararası belgelerle eşleştirme yapamaz.

Japonya gibi alfabe farkı belirgin olan bir ülkenin kayıtlarında bu ayrım sıkça karşımıza çıkar; Japonya ülke sayfası alanların nasıl kurulduğunu özetler. Avrupa içinde aile adını ilk sıraya koyan bir örnek için Macaristan sayfası iyi bir karşılaştırmadır.

Geliştiriciler için: iki alanla bütün dünyayı anlatmaya çalışmak

En yaygın tasarım hatası, ismi “ad” ve “soyad” diye iki katı alana sıkıştırmaktır. Bu yapı, sıralaması farklı olan dillerde, tek adlı kişilerde ve birden fazla soyadı olan kayıtlarda bozulur. Alanları zorunlu tutmak sorunu büyütür, çünkü kullanıcı boş alanı anlamsız veriyle doldurmaya zorlanır.

Daha esnek bir yapı, ismi parçalarına ayırmadan bütün olarak saklar ve yalnızca görüntülemede ülkeye göre biçimlendirir. Bir görünen ad alanı, bir sıralama tercihi ve gerekiyorsa ayrı bir çevriyazı alanı bu ihtiyacı büyük ölçüde karşılar. Böylece kayıt, kaynak kültürdeki yazımı korur.

Karşılaştırma ve arama tarafında iki karar vermek gerekir: aksanlar ve büyük harf farkı eşleşmeyi etkileyecek mi? Genellikle arama için esnek, görüntüleme ve resmî kayıt için katı davranmak doğru dengedir. Ayrıca karşılaştırmadan önce metni tek bir kodlama biçimine getirmek, görünmez farklardan doğan hataları tamamen ortadan kaldırır.

Test kümenizde en az şu örnekler bulunsun: sıralaması ters bir isim, tek adlı bir kişi, tireli bir soyadı, aksanlı harf içeren bir isim ve harf dışı işaret taşıyan bir isim. Bu beş örnek, isim alanınızın nerede daraldığını hızla gösterir. Üretilen kayıtların yalnızca test amaçlı olduğunu ve gerçek bir kişiyi taklit etmek için kullanılamayacağını da baştan not edelim; bu isimler hiçbir gerçek kişiye ait değildir. Sitemizdeki kimlik üreticisi farklı ülkeler için uygun sıralamayı kendisi uygular ve aynı kimlik anahtarıyla aynı kaydı yeniden üretir.

Bu beş örnek şunlardır:

  • sıralaması ters bir isim
  • tek adlı bir kişi
  • tireli bir soyadı
  • aksanlı harf içeren bir isim
  • harf dışı işaret taşıyan bir isim

Sonraki adımlar

İsim alanlarını tasarlarken önce hangi ülkeleri destekleyeceğinize karar verin, sonra o ülkelerin sıralama ve yazım kurallarını yazılı hâle getirin. Kuralı olmayan bir ülke geldiğinde uygulanacak yedek davranışı da şimdiden belirleyin. Farklı ülkelerin isim ve adres alanlarını birlikte görmek için kimlik üreticisi sayfasında birkaç ülke seçip sonuçları karşılaştırabilirsiniz.

Okumaya devam edin

Çevrimiçi kimlik ve test verisi üreticisi hakkında makaleler